_____________________________________________________________________________
Anasayfa - Akademik Danışman - Basında Topluluğumuz - Deniz Harekatı - Dergimiz Şehit'ten Kale'ler - Faaliyetlerimiz - Fotoğraflar - Gruplar - Hakkımızda - Haritalar Hava Harekatı - İletişim - Kara Harekatı - Kara Harekatı Öncesi Durum - Komutanlar - Kronoloji - Linkler -Logomuz - Makaleler - Menkıbeler - Mustafa Kemal Atatürk - Osmanlının Savaşa Girmesi - Savaş Öncesi Durum - Şehitlik ve Anıtlarımız - Şehit Mektupları - Şiirler - Üniversitemiz
Yabancı Anıtlar - Yönetim Kurulu - Ziyaretçi Defteri

Copyright © 2007--------------------------------------------------Tüm Hakları Saklıdır--------------------------------------Tasarım : ÇSATT Bilişim Grubu

KEMALYERİ KİTABESİ

Mevkiye Kemalyeri adının verilmesini sağlayan Fahrettin Altay Paşa ise hatıralarında bu olayı şöyle anlatmaktadır.
Mustafa Kemal ile Kurmay Başkanı Binbaşı İzzettin Çalışlar bir sel yarıntısında ayaklı bir dürbün ile düşman hatlarını gözetliyorlardı. Beni görünce sevindiler, kucaklaşıp öpüştük, gazalarını tebrik edip, ihtiyaçlarını sordum. Artık ayrılıyorduk:
-Karargahınız hep burada mı kalacak? Buranın ismi nedir?
Mustafa Kemal biraz düşündü:
-Evet burada kalacağız. Ama sel yarıntılarının ismi mi olur?
(Bunları söylerken gülümsüyordu)
-Olur… Olur… mesela Kemalyeri olur.
Hoşlandı. Karargaha dönüşte kor komutanının muvaffakiyeti alınarak bu isim konuldu.
25 Nisan 1915 günü karaya çıkan Anzak öncü birlikleri Kemalyeri’ne 200 m kadar yaklaşır fakat bölgeye yetişen 27. Alay birlikleri karşısında tutunamayarak geri çekilirler. Ve bir daha Kemalyeri’ne bu kadar yakın olamazlar.

KÜÇÜK ARIBURNU 27. ALAY KİTABESİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

**ŞEHİTLİK ve ANITLARIMIZ SAYFASINA GERİ DÖN**

Conkbayırından Kabatepe Müzesi’ne doğru döndükten sonra 3.5 km ileride bizi bir kitabe karşılayacaktır,  Kemalyeri Kitabesi. Kitabenin üzerinde Mustafa Kemal’in 3 Mayıs 1915 günü ruhlara hitap eden emri yazmaktadır:
“Benimle beraber muharebe eden bütün askerler kesin olarak bilmelidir ki bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım dahi geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın bu dinlenmeden yalnız bizim değil bütün milletimizin sonsuza kadar yoksun kalmasına neden olacağını hepinize hatırlatırım.”
Kemalyeri aynı zamanda Mustafa Kemal’in 25 Nisan 1915 ile 17 Mayıs 1915 arasında karargahının bulunduğu, savaşı yönettiği mevkidir. 

Kemalyerinden Kabatepe müzesine vardıktan sonra aşağıya sahil yoluna giriyoruz. İleride sol tarafta bir kitabe göze çarpıyor. Küçük Arıburnu’nda 25 Nisan 1915 günü bir manga askerin, karaya ayak basan yüzlerce Anzak askerine karşı kahramanlığının anlatıldığı bu kitabede :
 “27. piyade alayının 8. bölüğünün bir takımı 25 Nisan 1915 günü sabaha karşı Arıburnu kıyılarına çıkan Anzak kolordusunun 1500 kişilik ilk kademesine ağır kayıplar verdirerek, kıyının dik yamaçlarına sığınmak zorunda bırakmıştır.”
Bu kitabeyi okuduktan sonra akıllara neden kıyıda küçük bir takım bekliyor sorusu geliyordur hiç kuşkusuz. Osmanlı 5. Ordusu’nun başında bulunan Liman von Sanders’in   Türk subaylarının aksi görüş

bildirmesine karşın hazırlamış olduğu  savunma planına göre kıyılar küçük gözetleme birlikleri ile tutulacak,  ana birlikler ise geride bulunacak. Düşman nereden çıkarsa birlikler oraya naklettirilecek idi. Fakat bu savunma planın eksiklikleri bulunmaktaydı. Şöyle ki; savaş esnasında yapılacak olan çıkarma harekatında, savunan ilk 24 saat daima karaya ayak basana üstündür. Çünkü karaya ayak bastığı anda yabancı bir toprakta ve açıktadır. Dolayısı ile düşmanı bu ilk saatte atmak daha kolaydır. Aksi halde karaya ayak basan asker kıyıda tutunduğu anda söküp atmak çok zordur. Nitekim sonuçta böyle olur karaya ayak basan müttefik askerlerine Ian Hamilton’un ilk emirlerinden biri: “İşin zor kısmını atlattınız şimdi ise emniyete kavuşuncaya kadar sadece siper  kazınız, kazınız, kazınız.”olmuştur.  İşte bu emir belki ilk anda bitebilecekken savunmada ki hata yüzünden 8.5 aya uzayan savaşın ilk işareti olacaktı.
Sabah saatlerinde karaya ayak basan müttefik askerlerinin sayısının artması üzerine 27. Alay’ın 8. bölüğünün dayanması da güçleşir. Beklenen emrin gelmesi üzerine 27. Alay’ın Eceabat Topzeytinlik’te bulunan diğer iki taburunun da peyderpey savaşa girmesi ve ilerleyen saatlerde 57. Alay’ın da cepheye yetişmesi ile Anzak ilerleyişi durdurulmuş, hatta denize dökülme aşamasına gelinmiştir.