_____________________________________________________________________________
Anasayfa - Akademik Danışman - Basında Topluluğumuz - Deniz Harekatı - Dergimiz Şehit'ten Kale'ler - Faaliyetlerimiz - Fotoğraflar - Gruplar - Hakkımızda - Haritalar Hava Harekatı - İletişim - Kara Harekatı - Kara Harekatı Öncesi Durum - Komutanlar - Kronoloji - Linkler -Logomuz - Makaleler - Menkıbeler - Mustafa Kemal Atatürk - Osmanlının Savaşa Girmesi - Savaş Öncesi Durum - Şehitlik ve Anıtlarımız - Şehit Mektupları - Şiirler - Üniversitemiz
Yabancı Anıtlar - Yönetim Kurulu - Ziyaretçi Defteri
ÇANAKKALE SAVAŞLARINDAKİ ASKERİ LOJİSTİK DURUM

Savaş meydanlarında lojistik desteğin yeterliliği ve miktarı, uygulanacak olan stratejiye ve taktiğe büyük ölçüde etki etmektedir. Lojistik destek veya bunun olmayışı seferberliğin, hatta savaşların sevk ve idaresine önemli ölçüde etki eden bir unsur olma özelliğini hep korumuştur.
Çanakkale Cephesi gibi en kritik bir cephede çetin muharebeler veren ordunun ikmal sorunu, kuşkusuz hayati bir önem taşımaktaydı. Gelibolu Yarımadası haritası düşünüldüğünde ikmalin ve savaşın ne kadar zor şartlar altında yapıldığı gözlerden kaçmayacaktır ki hayati önem taşıyan lojistik hiçbir zaman geri plana atılmaya çalışılmamıştır.
1. SINIF İKMAL MADDELERİ
1. Sınıf ikmal maddelerini askerin yiyeceği ve erzakı oluşturmaktadır. 1915 Mart ayında Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı ve 3. Kolordu Lojistik Birlikleri, Çanakkale merkez başta olmak üzere Okçular’da, Yağcılar’da, Kepez’de, Kalvert Çiftliği’nde ve Eceabat’ta bulunmakta idi. 5. Yinelemeli (Develi) ve 6. Yinelemeli Ağır Erzak Kolları Çanakkale’de idi. 3. Kolordu’nun ayrıca Tekirdağ ile Gelibolu’da ambarları ve imalathaneleri vardı. Harbiye Nezareti Levazım Dairesi, birinci sınıf ikmal maddelerinin yani ordunun beslenmesi için gerekli maddelerin tedariki ve dağıtılmasıyla vazifeli idi. Savaş sırasında ordu birliklerinin yiyeceğinin ve hayvanların yeminin bölgeden sağlanması, Tekâlif-i Harbiye komisyonları vasıtasıyla yapılıyordu.
İstanbul’dan ve çevreden gelen yiyecek ve yem ilk önce Müstahkem Mevki ve 9. Tümen ambarına gelmekte idi. Bundan sonra erzak kolları, taşıtlarla birlikte dağıtımın yapılacağı merkezler ve erzak kolları arasında ulaştırmayı sağlıyordu. Bu sırada 9. Tümen, boğazın iki tarafında da yayıldığı için iki ambar oluşturulmuştu. 18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi’nden önce, bazı nedenlerden dolayı zaman zaman ordu içinde istenilen erzak stoku yapılamamıştı. Hatta Müstahkem Mevki Birlikleri için 14 Şubat’ta bir aylık, 9. Tümen için ise sadece 25 günlük yiyecek stoku bulunmakta idi. Bu nedenle olsa gerek Başkomutanlık, 19 Şubat’ta yayımladığı bir genelge ile savunma mevzilerine en az üç ay yetecek kadar yiyeceğin depo edilmesini emretmişti. Ne var ki, bu istekleri birlikler tarafından kısa zamanda yerine getirilememiştir.
Bu sırada Mart ayı başında İstanbul’dan 9. Tümen için çeşitli maddelerden oluşan 1.283 ton yiyecek gönderilmişti. Önemli miktarda ki bu erzak ilk önce Karabiga iskelesine çıkarılarak Biga’da depo edildi. Daha sonra 9. Tümen birliklerinin iaşesinin karşılanması için kullanıldı.
.
Bu sırada 5. Ordu’nun levazım, silah ve cephane ikmali, römorkörlerle çekilen mavnalar ve yelkenli gemilerle sağlanabildi.
1915 yılı içinde Gelibolu Yarımadası’nda kara savaşları başlamadan 5. Ordu’nun insan gücünün 137.599 ve hayvan sayısının 24.734 olduğu görülmektedir. Bir günlük yiyecek ve yem durumu da şu şekilde idi. Ekmeklik 125.000, et 25.799, zeytinyağı 2.752, kuru sebze 16.512,tuz 4.125, gaz 1.376, odun 137.599, kömür 27.519, yem 98.936 ve ot 123.670 kilodur. Çarpışmalar sırasında Türk birlikleri sık sık durum ve yer değiştirmek zorunda kalmışlardır. Bunun sonucunda da asıl ikmal noktalarından uzaklaşılmış, hatta ikmal kuruluşları bazı bölünmelere bile uğramıştır. Bu şartlarda 5. Ordu Komutanlığı’nın gerekli iaşesinin zamanında sağlanması mümkün olmuyordu. Bu nedenle Ordu Komutanlığı meydana gelen yeni durum karşısında başka bir iaşe planı hazırlamıştı. Bu plana göre, Seddülbahir karşısında 7. 9. ve 15. Tümenleri içine alan 1. Muharebe Gurubu ile Maydos (günümüzde Eceabat) civarında 5. 16. ve 19. Tümenleri içine alan 2. Muharebe Gurubu kurulmuştur.
İstanbul ve çevresi, 2. ve 5. Ordular için yurt içi iaşe bölgesi olmakla birlikte, 1. ve 2. orduların aynı zamanda harekât bölgesi olması itibariyle, kendilerine ayrılan kısmıyla iaşelerini karşılamaları mecbur kılınmıştı. Bu durum karşısında Levazım Dairesi Başkanlığı’nın yapacağı tahsislerde, ordulara ait malzemelerin karışmaması için gerekli özel işaretin konulması isteniyordu. Ayrıca orduların yedek ambarlarındaki maddelerde de ayrıcalık yapılmamasının gerektiği bildirilmiştir.
1915 yılında başkomutanlık vekâleti, Türk ordusunun Çanakkale’deki başarılı çarpışmaları sırasında lojistik destek konusunda yeni bazı tedbirler alma gereğini duymuştur. Bu amaçla 5. Ordu için Uzunköprü – Gelibolu arasında çalışan cephane, menzil hattının önceden olduğu gibi faaliyete devam etmesi ve bunun için kolların başka bir hizmete verilmemesi uygun görülmüştü.
1915 yılı ortalarında bombardımandan fazla zarar görmeyen Eceabat’ın iç kısımlarında yer alan fırınlar çalıştığından Tekirdağ, Karabiga ve Gelibolu’daki un fabrikaları da faaliyette olduklarından yiyecek ikmalinde önemli bir aksaklık görülmüyordu.
Menzil ambarları ise şunlardı; Akbaş, Gelibolu, Şarköy, Keşan, Tekirdağ, Karabiga, Biga, Balcılar, Burgaz ve Saraycık’tır. Ayrıca, birliklerin iaşe ihtiyacını karşılamak için Tekirdağ ve Bandırma’da erzak dolu birer geminin bulundurulması da planlanmıştı.